Bir futbol müsabakasını ilk 13 yaşında Fenerbahçe-Sarıyer Maçında Okul tarafındaki eski Fenerbahçe stadında izledim. Tribünlerde tahta sıralar sökülmüştü. O yüzden kale arkasında ayakta izledik maçı. Stadın tuvaletlerinde her yer kırık dökük olduğu için millet tuvaletin ortasına işiyordu. Sene 1985 olmalı. Oturmak için naylon veya gazete kağıdı satılıyordu. Tribünler o yıllarda karışıktı. Fenerbahçeli ve Galatasaraylı karışık olarak oturabiliyordu. 1990’lı yıllardan sonra tribünler ayrılmaya başladı. Sonra takımların antrenman yaptığı yerler duvarlarla çevrilmeye başladı. Eskiden Beşiktaş Fulya, Fenerbahçe Dereağzı ve Galatasaray Florya tesislerinde futbolcuları rahatlıkla izler gidip imza alırdık. Sadece tel örgü vardı. Beşiktaşlı Futbolcular Metin, Feyyaz, Ali, Recep hepsi Beşiktaş çarşı içinde dolaşır yemek yerdi. Beşiktaş Köftecisinde çok yan yana köfte yemişizdir. Zamanla futbolcular tanrılaştırıldı. Her şey daha çok para kazanma aracı haline getirildi. Oyun olan bir şey nefrete dönüştü. Herkes bir birinden nefret etmeye veya hedef göstermeye başladı.
Eskiden stadyumlar çok kötü durumdaydı. Sahaların ortası keldi. İnönü stadının koridorlar sidik kokardı. Şimdi her şey çok modern ve temiz oldu. Bu modernlikte stat ve tesisler bir çok Avrupa ülkesinde yok. Peki biz neyi kaybettik? Çevremizde gördüklerimiz bizi canavar yapıyor. Ankaragücü-Rizespor maçında olan olayların sosyal medya gönderilerinin altına yazılanlar ne kadar tehlikeli durumda olduğumuzu yazıyor. Hakeme yumruk atan kulüp başkanını övüyorlar. Yumruk atılan hakem FIFA kokartlı. Elit hakemler sınıfında. Hangi ülkede FIFA kokartlı hakeme yumruk atılıp, yerde tekmeleniyor? Bir de bu olayı alkışlıyorlar. Tebrik ediyorlar. Teşvik ediyorlar. “Az yaptın Başkan” “Helal olsun” “Hepsini döveceksin bunların” diye yazanlar var. Bu kurumları güvensiz, saygı duyulmayan yerler haline nasıl getirdik? Herkes kendi yaptıklarını ve yapmadıklarını düşünmeli bence.

İnsan Nesli Kötü Mü?

Yazı dolaşımı


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir