“Hipogeum” (Hypogeum) kelimesi, Yunanca “hypo” (altında) ve “ge” (toprak, yer) kelimelerinden gelir ve arkeolojide yer altındaki mezar yapıları için kullanılır.

Bu tür yer altı mezarlarında, ölülerin yakılması geleneği nedeniyle küllerin konulduğu urneler için nişlere sıkça rastlanır. Bazı örneklerde ise gömü geleneğiyle ilişkili lahitler bulunur.

Silivri Kapısı Hipojesi, İstanbul’un kara surlarında bulunan Silivrikapı’nın kuzeyinde, Theodosius Surları’nın 36. ve 37. kuleleri arasında yer almaktadır. Yapı, 1988 yılında Theodosius Surları’ndaki restorasyon çalışmaları sırasında Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu tarafından keşfedilmiştir.

Anıtın Bizans dönemine ait bir aile mezarı olduğu ve MS 5. yüzyılın başlarına tarihlendiği düşünülmektedir. İstanbul’da Geç Antik Çağ’dan günümüze ulaşan ve hem heykelsi süslemelerini hem de duvar resimlerini özgün yerlerinde koruyan nadir eserlerden biridir.

Yapı kuzey-güney doğrultusunda uzanmakta olup, kireçtaşı levhalarla kaplı tonozlu bir çatıya sahiptir. Ölçüleri yaklaşık 7,70 x 6,30 metredir.

Hipogeum iki ana bölümden oluşur:

• 4,50 x 1,25 metre ölçülerinde giriş bölümü.

• 4,20 x 3,90 metre ölçülerinde mezar odası.

Mezar odasında beş lahit bulunmuştur. Lahitlerin kabartmalarında Eski ve Yeni Ahit’ten çeşitli sahneler tasvir edilmektedir:

• İsa Mesih ve On İki Havari.

• Musa’ya On Emir’in verilmesi.

• İshak’ın Kurban Edilişi.

• Mimari bir çerçeve içerisinde betimlenen İmparator ve İmparatoriçe.

Lahitlerin dördü kireçtaşından, biri ise Prokonnesos mermerinden (günümüzde Marmara Adası mermeri) yapılmıştır. Mermer lahit üzerinde kandillerle çevrili bir Hristogram (Chi-Rho) motifi görülmektedir.

Bu lahitler, Geç Antik Çağ Konstantinopolis’inde gelişmiş bir heykeltıraşlık ve taş işçiliği geleneğinin varlığını göstermeleri bakımından son derece önemlidir.

Anıtın duvar resimleri de aynı derecede değerlidir. Mezar odasının duvarlarında pastoral manzaralar ve insan figürleri tasvir edilmiştir. Bu resimler, dönemin Bizans resim sanatı hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

1989 yılında Hipogeum, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilmiştir. Ancak sonraki yıllarda yeterli koruma sağlanamadığından birçok kez yağmalanmıştır.

Kaçakçılardan kurtarılan özgün kabartmalar bugün İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde muhafaza edilmektedir. Anıtta ise orijinallerinin birebir kopyaları sergilenmektedir.

2021 yılında Silivri Kapısı Hipojesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültürel Miras Dairesi tarafından yürütülen İstanbul Kara Surları Restorasyon Programı kapsamına alınmıştır.

Günümüzde anıt ziyaretçilere açık değildir.

Silivri Kapısı Hipojesi (Silivrikapı Yeraltı Anıt Mezarı)

Yazı dolaşımı


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir