14 yaşında sigaraya başladım.
33 yaşında sigarayı bıraktım. Ondan önce tam 19 yıl boyunca sigara içtim. Defalarca bırakmayı düşündüm, belki yüzlerce kez “yarın bırakacağım” dedim. Ama olmadı. Çünkü hedefim sigarayı bırakmaktı.
Bıraktım.
Tekrar başladım.
Yine bıraktım.
Yine başladım.
Her seferinde sigarayı bırakmayı bir hedef olarak gördüm. Hedefe ulaştığım anda mücadele bitiyor, bir süre sonra kendimi yeniden sigaranın yanında buluyordum.
Şimdi 54 yaşındayım.
21 yıldır sigara içmiyorum.
Daha doğrusu, 21 yıldır tek bir nefes sigarayı bile içime çekmedim.
Geriye dönüp baktığımda, sigarayı bırakmayı başardığım dönemlerle tekrar başladığım dönemler arasındaki farkı çok net görebiliyorum.
Sorun sigara değildi.
Sorun, hayatımda sigaradan daha büyük bir amaç olmamasıydı.
Sonra bir şey fark ettim.
Eğer hedefiniz sadece sigarayı bırakmaksa, sigarayı bıraktığınız gün hedefiniz tamamlanmış oluyor. İnsan zihni boşluğu sevmez. Hedef bitince eski alışkanlıklar yavaş yavaş geri gelmeye başlıyor.
Benim için değişim, sigarayı bırakmayı amaç olmaktan çıkardığım gün başladı.
Kendime daha büyük hedefler koydum.
İnsanlara faydalı olmak…
Ailemi daha çok sevmek…
Kendimi daha çok sevmek…
Çocuklarıma ve sevdiklerime yük olmak yerine onlara destek olabilmek…
Dünyada küçük de olsa bir iz bırakabilmek…
Bir canı öldürmek yerine birçok canın hayatına dokunabilmek…
İnsanlara iyi örnek olabilmek…
Hayatın kıymetini anlayabilmek…
İşte o zaman sigara hayatımdaki önemini kaybetmeye başladı.
Çünkü sigara artık bir alışkanlık değil, bu büyük hedeflerin önünde duran bir engeldi.
Bugün sigarayı bırakmak isteyen insanların yazdıklarını okuyorum.
“Nasıl sigarayı bırakabilirim?”
“Nikotin hapı mı alayım?”
“Sadece azaltsam olur mu?”
“3 aydır sigara içmiyorum ama hâlâ depresyonun dibindeyim. Ne zaman iyi hissedeceğim?”
“57 gün oldu ama son bir aydır sanki her an başlayacakmışım gibi hissediyorum.”
“Çok yenik düştüm, pes etmek üzereyim.”
“İlaçla bırakabilir miyim?”
Bu soruların hepsinde ortak bir nokta görüyorum.
İnsanlar sigarayı bırakmanın yöntemini arıyor.
Oysa çoğu zaman asıl sorun yöntem değil.
Asıl sorun, sigarayı hayatın merkezine koymak.
Sürekli sigarayı düşünmek.
Sürekli bırakmayı düşünmek.
Sürekli içmemeyi düşünmek.
Böyle olunca sigara hayatınızdan çıksa bile zihninizden çıkmıyor.
Çünkü mücadele hâlâ devam ediyor.
Benim düşünceme göre asıl çare sadece nikotin sakızında, ilaçta veya nikotin hapında değildir. Bunlar bazı insanlar için faydalı araçlar olabilir. Ama asıl değişim insanın inancını değiştirmesiyle başlar.
Kendisine dair inancını…
Hayatına dair inancını…
Geleceğine dair inancını…
Bağımlı olmamızı sağlayan ruh halinden kurtulmak gerekir.
Çünkü birçok bağımlılık, sadece bir maddeye değil, bir düşünce biçimine bağlıdır.
Kendini değersiz hissetmek…
Kendini yalnız hissetmek…
Kendinden kaçmak…
Can sıkıntısından kaçmak…
Stresle baş edememek…
Ve bazen de kendini yeterince sevmemek…
İnsan önce bunlarla yüzleşmelidir.
Kendini seven insan, kendisini her gün biraz daha zehirlemeyi normal göremez.
Kendine değer veren insan, ciğerlerine her gün zarar vermeyi başarı olarak göremez.
Kendisini seven insan, sağlığını bir sigara paketine emanet etmez.
Ben kendime şu soruyu sordum:
“İnsanlara faydalı olmaya çalışan biri neden her gün kendisini biraz daha öldürsün?”
“Çocuğuna sağlıklı bir gelecek bırakmak isteyen biri neden kendi sağlığını bile isteye yok etsin?”
“Hayatın değerini anlamaya çalışan biri neden her gün hayatından biraz daha eksiltsin?”
Bu soruların cevabı yoktu.
Sigarayı bıraktıktan sonra hayatımın merkezi sigara olmadı. Tam tersine, hayatımın merkezi üretmek oldu.
Kitap yazmak…
İnsanlara bir şeyler anlatmak…
Duygularımı ifade etmek…
Deneyimlerimi paylaşmak…
Bir kişinin bile hayatına olumlu dokunabilmek…
Belki de insanın gerçek dönüşümü burada başlıyor.
Sigarayı bırakmak sadece nikotini bırakmak değildir.
Asıl mesele, kendini yavaş yavaş yok eden bir insandan; kendine, ailesine ve çevresine faydalı olmaya çalışan bir insana dönüşebilmektir.
Bu yüzden sigarayı bırakmayı hedef yapmayın.
Daha büyük hedefler seçin.
İnsanlara faydalı olmak gibi…
Dünyaya bir iz bırakmak gibi…
Hayatı daha güzel hale getirmek gibi…
Sağlıklı bir evlat yetiştirmek gibi…
Sevdiklerinize yük olmadan yaşayabilmek gibi…
Kitap yazmak, üretmek, paylaşmak ve öğrenmek gibi…
Çünkü insanın önünde büyük bir amaç varsa, sigara bir gün kendiliğinden anlamını kaybeder.
Ve o gün geldiğinde, sigarayı bırakmış olmazsınız.
Kendinizi yeniden inşa etmiş olursunuz.

Sigarayı Bırakmanın Sırrı: Daha Büyük Bir Amaç Bulmak

Yazı dolaşımı


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir