Biz, bu topraklarda doğmuş ama bu toprakların zihinsel sınırlarını reddedenleriz.

Türkiye bize kim olduğumuzu söyledi.
Osmanlı İmparatorluğu bize nereden geldiğimizi anlattı.
Ama hiç kimse bize nasıl düşüneceğimizi sormadı.

Biz, öğretilmiş kimlikleri reddediyoruz.

Bize iki seçenek sundular:
Ya devlete inan,
Ya dine teslim ol.

Biz diyoruz ki:
İkisi de yetmez.
İkisi de özgürlük değildir.

Kur’an kutsaldır dediler, sorgulama dediler.
Nutuk tarihtir dediler, dokunma dediler.

Biz diyoruz ki:
Sorgulanamayan her şey, zincirdir.

Çocukken başladılar.
Mustafa Kemal Atatürk bir efsaneye dönüştürüldü.
Din, bir korkuya dönüştürüldü.

Biz diyoruz ki:
Efsaneler düşünceyi öldürür.
Korku, insanı köleleştirir.

12 Eylül Darbesi ile bedenler susturuldu.
Ama asıl susturulan zihinlerdi.

Ali Şükrü Bey susturulduğunda,
sadece bir insan değil, ihtimal öldürüldü.

Biz, ihtimalleri geri istiyoruz.

Biz ne sağcıyız, ne solcu.
Ne dindarız, ne dinsiz.
Ne milliyetçiyiz, ne küreselci.

Biz, bağımsız düşüncenin tarafındayız.

Bizim tarafımız yok.
Çünkü taraf olmak, bir sınır kabul etmektir.

Biz sınırları reddediyoruz.

Devlet bir araçtır, kutsal değildir.
Din bir inançtır, silah değildir.
Tarih bir anlatıdır, mutlak gerçek değildir.

Bize öğretilen her şeyi yeniden düşüneceğiz.
Bize yasaklanan her soruyu soracağız.

Çünkü biliyoruz:

En büyük hapishane duvarlardan değil,
zihinden yapılır.
Ve biz o hapishaneyi yıkıyoruz.
Şimdi.

TÜRKİYE İÇİN ZİHİNSEL BAĞIMSIZLIK MANİFESTOSU

Yazı dolaşımı


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir