Çocukken buz gibi salonda kocaman yemek masasının üstüne kalın ve ağır ansiklopedileri yaydığımı bilirim. Yemek takımlarının konduğu ağır işlemeli büfenin üst kısmında ansiklopedi konacak kocaman bir bölümde belki 30 tane ansiklopedi olurdu. Büfeye yakın koltuğun koluna basıp 10 yaşında bir çocuk boyuyla oraya ulaşıp ansiklopedileri alıp masaya yayardım. Sağlığımız, Gelişim Genel Kültür, Meydan Larousse gibi babamın fasikül olarak alıp cilt ettirdiği ansiklopedilerdi. Bir de sonra ben Gelişim Oxford ekletmiştim babama. Bu ansiklopedileri açıp bilgileri okuyup kendi kendime yarışma yapardım. 1980 yılı sayımına göre İstanbul ilçelerinin nüfus bilgileri. Fatih ilçesi 500 bin, Adalar, 19 bin vs. Hakkari ilinin nüfus sayısı. O zamanlardan internet çağına geldikten sonra bir bilgiyi yazıp aramak benim için en büyük zevk tabii ki. Bir gün bir fotoğraf gördüm. Siyah beyaz kocaman bir arazide dimdik duran ağaç gövdeleri etraf çamur içinde ama sadece iki asker var ve başka kimse yok etrafta. Bir boşluk , bir yokluk, bir hastalık, bir depresyon var fotoğrafta. Tıkladım ve okudum tabii. Dünyanın en iyi savaş foto muhabirlerinden Frank Hurley’in çektiği eşsiz sanat eseri. Nasıl midem bulandı. Nasıl bir fena oldum. Araştırmaya başladım. Ypres Muharebeleri sırasında çekilmiş bu fotoğraflar. Birinci Dünya savaşının batı cephesinin kitlendiği yer. Almanya bir türlü Ypresten (Belçika) geçip Fransa’ya giremiyor. Takılıp kalıyor bu Fransa sınırına yakın kasabada. 4 yıl sürüyor. Tam 5 muharebe yapılıyor. Siper savaşının bitme sebebi olan bir yer. Daha hızlı ve güçlü zırhlı araçlarının üretilme sebebi.. Tam bir milyon kişi ölüyor bu küçük kasabada. 4 yıl boyunca. Her iki tarafta ( İtilaf ve İttifak Devletleri) yarı yarıya asker kaybediyor. En çok Almanlar asker kaybediyor. Beş yüz bin kişi ölüyor sadece Almanlardan. Belçikalı, İngiliz, Avustralyalı, Hintli her milletten adam var. Ypres kasabası yok oluyor. Görkemli kocaman katedrali yok oluyor. Kasabayı ve katedrali savaş sonrası tekrar inşa ediyorlar. İkinci Dünya savaşında Almanlar öyle akıllanıyor ki Majino Hattı ile garanti altına alınan Fransa-Almanya sınırı yerine yine aynı yerden geçiyor. Belçika’dan ama bu sefer çok hızlı ve çok ve seri araçlarla donanmış olduğu için 2 günde geçiyor Belçika’yı kocaman ordu. 4 yılda 500 bin kayıp vererek değil.

Niye bunları yazdım. Hayatta kayıplar bize çok şey öğretir. Çok şey gösterir. Bizi değiştirir. Hayatın kendisi bir öğretmendir. Ne öğrendiğimiz bize kalmıştır. Almanlar İkinci bir Dünya savaşı çıkararak daha çok insanın ölmesine yol açtılar. Şu an övündüğümüz gitmeye çalıştığımız batı işte böyle acı ve çok kahredici hayatlar yaşadı. Bu savaşlar binlerce kişi kaybetmiş Fransa kaybetmemek için Cezayir’de binlerce kişiyi öldürdü. Ben her gelişmenin sıkıntı ve acılar ve kayıplarla bizi olgunlaştırdığına inanıyorum.

Ypres Savaşları

Yazı dolaşımı


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir